Çocuktuk,sivilcelendik ergen olduk derken geldik liseye ve Atatürk Lisesi'nde iki yılı doldurduk kısacık gelen şu zamanda.Kendimi keşfettiğimiz ve dünyayı tanımada büyük adımlar attığımız şu yaşlarda,hayatımızın en güzel tecrübelerini yaşıyoruz galiba.
Geçen sene hazırlık senesini özetle bir yazı yazmıştım ve her sınav haftası ''Ne kadar şanslıyım ki nefes alabilmişim.'' cümlesini hatırlamama yardımcı oldu bu yazı.Dokuzuncu sınıf yazısını okurken de ''Neler çekmişsin İdil Sivaslı helal olsun.'' diyebileceğimi umut ederek başlıyorum.
Şaka bir yana şeker gibi gelen bir hazırlık yılından sonra bu tempoya alışmak hem bedenen hem de ruhen hepimizi çok yordu açıkçası.En basitinden okuldan alıştığımız saatten bir ders sonra çıkıyorduk ve başta bu neredeyse bütün hayatımıza mal olacakmış gibi gelmişti.Rutinlerimizi düzene sokmakta çektiğimiz sıkıntılar bize önceden söylenilenlerdendi.
Dokuzuncu sınıfın ağır bir müfredata sahip olması ve bizim verdiğimiz bu ara sınav haftalarında ek bir zorluğa dönüştü ama olumlu olarak daha fazla çalışma zorunluluğu gibi etkileri vardı.Yani dersler konusunda tamamen olumsuz şeyler yaşadığımızı hiçbir zaman söylemem.Diğer okullarda hazırlık okumayan dokuzuncu sınıflarla derse olan samimiyetimiz başta eşit olmaması çabalama etmenini beraberinde getirdi ve baştaki bütün bu zorluklar azalarak sona erdi.
Yabancı diller konusunda hazırlıktan sonra doğrusunu söylemek gerekirse büyük bir boşluk dokuzuncu sınıf.Ders saati yarıya inen ikinci yabancı dil saatleri,tekrar niteliğinde olan İngilizce ilgi toplamaktan ziyade birer keyfi derse dönüştü zorunlu olarak hepimizde çünkü hazırlıkta ayırdığımız zamanı çok daha fazla derse paylaştırmak zorundaydık bu sene.
Bunun yanında Atatürk Lisesi'nde bir yılını doldurmuş bir birey olarak;İngilizceyle olan bağımı sıcak tutmak adına adımlar attım.Önceki yazılarda belirttiğim gibi MUNlara katıldık,videolar yaptık,projelerde görev aldık. Bu da aslında ''Hazırlıkta öğrendiklerini üniversiteye unutmayacak mısın?'' diyenlere güzel bir cevap oldu bu sene.
Eğer bu yazıyı okuyanlar arasında aynı durumda olup dokuzuncu sınıfa geçen varsa söyleyeceğim önemli şeylerden birisi çabaladıkça hiç bir öğrenim yılı sizi yıldıramaz.Bu kararı vermede ne kadar zorlanırsanız zorlanın sonunda başarıp;ağlamaklı sınav haftalarıyla değil,güzel ortalamasıyla ve katıldığınız etkinlik fotoğraflarıyla muhteşem bir dokuzuncu sınıf geçirmiş olursunuz.
Nasıl başlayıp bittiğini anlayamadığımız bu senenin sonunda size bu yazının bir gözlem ürünü olduğunu ve beş parmağın beşinin de bir olamayacağını hatırlatmak isterim.Hepinize iyi tatiller.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder