31 Temmuz 2015 Cuma

Chelmsford Writtle Collage 2015

Biliyorsunuz ki yaklaşık iki buçuk haftadır İngilteredeyim.Yazamadığım bütün yazılar için özür diliyorum.Program çok yoğun olduğundan zaman bulamıyordum,bulduğumda da nereden başlayacağımı bilemiyordum.Sonrasında da içinde bulunduğum ve her gün yeni güzellikleriyle karşılaştığım Writtle College'den başlamaya karar verdim.

Bulunduğumuz okul Essex eyaletinin en büyük kampüse sahip okullarından biri.Ziraat Fakültesi olduğundan dolayı yürürken tanımadığınız bir çok ağaca,bitkiyle,hayvanla;ses yapmadığınız sürece önünüze bile çıkabilecek bir sürü sincapla karşılaşabilirsiniz.Yeşil aşığı bir insan olduğumdan dolayı uyandığımda gördüğüm manzaranın en iyisi olma ünvanını uzun bir süre kimseye kaptırmayacak gibi duruyor Writtle Collage.


*Uykumun en güzel saatlerini bir saat kırk beş dakika süren dersler için bölmenin acısını hafiflten nadir ögelerden bir tanesidir bu yürüyüş yolu.

"Smoking Area" olarak kullanılan arka bahçedeki,mezunlardan okula hediye edilen banklar.












Yüzlercesini daha incelediğim kampüsün bölümlerini içeren yazımı Türkiye'ye döndükten sonra 
yazacağım.Malum telefondan yazmak sinir bozucu olabiliyor.Biraz da altı günümün kaldığı bu güzel ortamın son damlalarını tatmalı.Chelmsford'tan kocaman sevgiler. 


14 Temmuz 2015 Salı

Temmuz 2015

 



1)Franz Kafka-Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey
   Kafka'nın tüm kitaplarından alıntıların toplandığı bu ince güzellik beni kendine aşık etti.Okurken bir kaç satırlık kısımlardan sonraki ani duygu değişimlerini haricinde rahatsızlık veren hiç bir unsur olduğunu düşünmüyorum.Herkes okumalı.



2)Richard Bach-Martı
   Yeni aldığım kitapları valize yerleştirdiğim ve iki gün boyunca da kitapsız bekleyemeyeceğimi bildiğim için kitaplık incelemden elime geçen bu kitap beni tekrar tekrar hayran bıraktı.Bu tarz kurgulardan hoşlanmamama rağmen Martı'yı defalarca okumuşluğum vardır.

3)Stefan Sweig-Korku
   Sweig bu kitabında da net dilinden ödün vermemiş.Bir oturuşta bitirilebilecek bir eser.

4)Mehmet Anıl-Bir Perişanlık Hali
   D&R'in Can Yayınları 5 tl indirimden aldığım kitaplardan biri.Açıkçası kitabı seçerkenki beklentim çok daha farklıydı.Kitabın arkasında yazanla içeriğini pek bağdaştıramadım fakat bir olay örgüsü olması,okuma hızımı artırdı.Tam da tercih dönemlerinde adını sık sık işittiğim hukuk dalına biraz daha hakim olmamı sağladı.Eğer dedektif kitaplarını da seven biriyseniz,Bir Perişanlık Hali'ni okumalısınız derim.


2 Temmuz 2015 Perşembe

 03.07.2015
   Cuma
   00.50


  Her zaman bekliyoruz bir şeyleri.Mevsim değişikliğini,gün bitimini,bazen birilerini bekliyoruz.Beklenenler geliyor elbet.Geliyorlar da ya sonra?Sonrası oluyor mu gelenlerin?Ne yapıyorlar bekleyenler?
   Bakınız bu yazıyı yazmak için de bekledim bir süre.Okumaya kıyamayıp zamanının gelmesini beklediğim kitap,sağ yanımda bana gülümserken yazdım.''Yazdım,yazmasam ağlayacaktım.''
   Ben beklemişim galiba hayatımın büyük bir kısmında da.Okulun bitmesini,hafta sonunun gelmesini.Sevdiğim şarkıları bile dinleyememişim ''Zamanı gelir.'' diyerek.Şiirleri saklamışım mesela.Beklemişim bazı zamanları.Ben bazen beklerim biraz.
   Bir tiyatro gösterisini beklemiştim bir sıralar.Ardından?Ardından da şüphesiz hayal kırıklığı.Elimde biletler yerine hayali kalmıştı yine.Kafamda fotoğrafı çekilmiş imzalı biletler...Ben bazen hayal kurarım biraz.
   Aslında sitem ediyormuş gibi olmamalı bu yazı da.Beklemeyi seviyorum.Güzel şey.Eğer gelecekse ve güzellikler getirecekse.
Beklenen,gitmeyecekse
Mutluluk gitmeyecekse
Aşk gitmeyecekse
Umut gitmeyecekse
''
Ben bazen beklerim biraz
Aslında bazen biraz değil
Ben her zaman beklerim,baya


Her şartta ve her durumda yanımda olan beyhude bekleyen sarişin palyaçom.En büyük sevgiler de buradan sana.