6 Nisan 2017 Perşembe

Büyüklerimden tavsiyeler duymaya başladığımı ilk andan beri bahsettikleri bir şey var.'Derdin olsun bu hayatta ve o dert için düşün o dert için yaz o dert için savaş hatta o dert için yaşa.'Gayet kabul edilebilir bir öneri düşünüldüğünde çünkü yeryüzünde bir insanın derdi olmaya değecek milyonlarca önemli şey oluyor.Çocuklar ölüyor,öldürülüyor,anneler ağlıyor,bir kadın sokakta yürümeye korkuyor,bu duruma bakıp ağlaması gereken doğa sessiz bırakılıyor,yok ediliyor,huzur bulduğumuz sular birden kirleniveriyor,göğe baktığımızda yerinde bulamıyoruz kuşları ve gökyüzünü mesela.
Hepsi,hepsi benim derdim aslında yaşamak için.Bunlarin üzerine düşünmek ve yoksaymamak amacı.
    Ama bazen ne oluyor biliyor musunuz,birden bu gayelerden vazgeçesim geliyor.Yaptığım birinci hareket fark edilmiyor,ikincisi yok sayılıyor,üçüncüsü bir işe yaramıyor derken belki dörtte bir şeyler değişecekken pes ediveriyorum.
Ediyoruz.
Bunu hepimiz yapıyoruz.Farkında olduğumuz onca şeyi belki bambaşka boyutlara taşıyabilme gücüne sahipken,başlamaya bile cesaret etmiyoruz.Ve gücümüzü de içimizde biriken bir fazlalık olarak görüyoruz.
Galiba o dördüncü kerede göreceğimiz değişikliği biran önce elde edinceye kadar da sürecek bu.İnsanoğlu sonuçta bazen sabırlı olamıyor.
Bol cesaret,bol sabır,gücümüzü inkar etmeyeceğimiz günler dileği ile.Hep.