''Okuduklarımla,izlediklerimle,gezdiklerimle,bağırdıklarımla ve yazdıklarımla yaşıyorum.Ben İdil Sivaslı.Bugünümde gençliği harflerle yarına taşıyorum.''
Bu cümleleri yazalı üç sene olmuş. Bugünümü yarınlara taşımaktan bahsetmişim. Uzun bir süre bana dostluk eden, nefesime nefes, yoluma yoldaş olan harflerle işlemişim tarihe. Anılarımı işlemişim, daha çok hisler serpiştirmişim cümlelerin arasına, biraz da eşya bırakmışım. Fotoğraflar hala duruyor bazen de videolar ama geriye dönüp'o günüme' baktığımda boğazımda bir his bırakarak hatırama gelen anlar hep buradan çıkıyor. Harflerden çıkıyor. 'Nasıl da yazdım?' diye düşünmeden hatta bazen ne yazdığını okumadan kaydedilen bu yazılar, geçmişime dair muazzam dönüş yolları oluşturuyor.
Gençliği yaşıyoruz uzun zamandır. Her bir günü daha heyecanlı, daha merak uyandırıcı ve bazen gerçekten gençlik nefesini vücudumuzun en derininde hissederek yaşıyoruz. Bunu yazarken bile aklımda canlanan anılarda 'İyi ki' dediğimi duyar gibiyim. Hayatı yaşayabildiğimiz için, bağıracak sesimiz olduğu için, savunacak bir şeylerimiz, bazen yetersiz hissettiğimiz için savunamadıklarımız, öğrenmemiz için bekleyen onlarca bilgi, okunacak kitaplar ve kurulacak cümleler olduğu için hep yeryüzünde. Biz var olduğumuz, daha doğrusu var olabildiğimiz için besleyebildiğimiz duygularımız... Doğanın buna izin vermesi hatta bazen destekçisi olması bizim yaşamımızın. Bazen de 'dur bakalım arkadaş' diye es vermesi, kendini hatırlatması bize. Bunların tümü gençliğimde algıladığım, sonrasında da iyice sindirebileceğim şeyler olacak. Buna adım gibi eminim.
2020'nin yeni bir ayına geçerken bunu da yarına kalacak bir metin olarak bırakayım buraya. Kenime hiç kızmadan bu sefer. 'Bazı şeyleri unuttuğum' için suçlu hissetmeyerek, zamanla öğrendiğimden çünkü akışında güzel olduğunun her şeyin. Şu an klavyemden akan harf senkronizasyonları gibi.
Çok güzel olsun Nisan 2020. Uğursuz tüm bulutlar dağılsın, kalabalık kahkahamız yine soframızda olsun dileklerimle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder