Yaz bitti bitiyor derken tatile en acı vedayı edip okula döndüğümüz Eylül ayını da düzene uymaya çalışma,bundan dolayı yorulma ve onuncu sınıfa giriş yapma telaşıyla bitirdim.Bu kalabalığın arasında bir düzen sahibi olmanın gerek okuma alışkanlığına gerekse de okuduğunu anlamada önemli bir rolü olduğunu anladım.Zamanın bol olduğunu düşündüğüm yaz aylarında dört kitap okuyorken bu ay da yedi kitap okumuşum.
1)Emrah Serbes-Erken Kaybedenler
Erken Kaybedenler Emrah Serbes'in yıllar önce çıkarmış olduğu ve benim de kitaplığıma dört sene önce eklenen bir kitap.İlk edindiğimde okuyup hayran kalmıştım ve bu tarz kitapları bazen gündemime koymak da daha zevk verici oluyor.İçinde erkek çocuklarının kaybediş hikayelerini barındıran bu kitabın büyüleyici bir dili var.Okuduğunuz her satırın sahip olduğu derin anlamlara erişebilmek zor olmuyor ve bu nedenle kitap da bir çırpıda bitiyor.Dördüncü defa da olsa okurum ve okturum.
2)Şemsettin Sami-Taaşuk-ı Talat ve Fitnat
Çoğumuzun adını Edebiyat derslerinden bol bol duyduğumuz ve kişisel olarak bu sürekli tekrarlana durumundan dolayı bir türlü okumaya elimin gitmediği bir kitaptı ama bitirdikten sonra bu geciktirme için çok pişman oldum.Çünkü mükkemmel bir kurguya sahip ve önceden kaygı duyduğum dilin sadeliği konusunda hiçbir zorluğu yok.Taaşuk-ı Talat ve Fitnat'ta anlatılan aşk ve hasret beni yaptığım bir çok hatayı görmemi sağladı.Her ne kadar 'Boş okumak' kavramından pek hazetmesem de .
3)Haldun Taner-Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım
Haldun Taner,yaşadığı dönemi muazzam bir şekilde incemeliş,gözlemlemiş ve eserlerine de aktarmış bir yazar.Öyle ki çoğunlukla bu eserleri okurken ve izlerken sanki bizden birini,içimizi ve herkesi görüyorsunuz.Bu içtenlik de ona olan samimiyeti ve saygıyı arttırıyor aslında.Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım iki yıl önce Haltun Taner'i anma etkinliklerinde Ankara Devlet Tiyatroları'nda izlediğim bir oyundu ve ilk denemem olan 'izledikten sonra okuma' işinin ne kadar keyifli olduğunu gördüm.Sahne perdesinin iki kitap kapağı olduğu bu olayda,Firuz ve Vicdani'yi her sayfada tekrar gördüm,hissettim ve rahatsız edici bir memnuniyetle 'ne kadar da günümüz' diyerek bitirdim.Herkesin kendisini okuması için yazılmış.Ertelenmemeli.
4)Halil Cibran-Gezgin
Yaşam üzerine yazdılarını incecik kitaplarda toplayan Halil Cibran bunda da bir gezgin oluyor ve tekrar okumalık kısa deneyimlerini bizimle paylaşıyor.Gerek dili gerse anlattıklarıyla bol bol düşünmenizi sağlıyor ve sizi farklı açılardan bakmaya itiyor.Lakin Gezgin'den aldığım zevkin Ermiş geçtiğini söyleyemeceğim.
5)Ahmet Ümit-Elveda Güzel Vatanım
Son günlerde ülkemizde yaşanan karışık olaylardan dolayı bir çok şey değişti,kitapçı rafları da.Ben de uzun zamandır almak istediğim bu kitabı zamanıdır diyip almıştım indirimden.558 sayfa olması ve konusunun ilgisini çekmeyeceğini düşündüğümden biraz zorlanmıştım başlamakta ama Ahmet Ümit'in sade ve akıcı dili Osmanlı'nın sonunda yaşanan olayları güzel bir kurguyla bize aktarıyor.
''Sahi nedir vatan?Bir toprak parçası mı,uçsuz bucaksız denizler,derin göller,yalçın dağlar,verimli ovalar,yemyeşil ormanlar,kalabalık şehirler,tenha köyler mi?Hayır,bütün bunların öytesinde bir anlam taşır vatan.Ne sadece toprak parçası,ne su havzaları,ne ağaç silsilesi...Annemizin şefkatı,babamızın saçlarına düşen ak,ilk aşkımız,doğan çocuğumuz,dedelerimizin mezarıdır vatan...''
6)Raymond Radiguet-Orgel Kontu'nun Balosu
Zeplin Yayınları'ndan edindiğim bu kitap,Fransız yazar Raymond Radriguet'in ölümünden biraz önce yayınlanan bir kitabıdır.Aristokrat olan Orgel Kontu ve eşinin bir sirk arkasında biriyle tanışması ve yalanlarla dolu bir ilişki başlatmaları üzerine kurulmuş bir hikayesi var.Muhtemeden çevirideki ağırlığından dolayı kitabın içine pek girememiştim ama aynı yazarın bundan başka tek eseri olan İçimizdeki Şeytan'ı da hemen okumak ve görüşümü netleştirmek istiyorum.
7)Halil Cibran-Mezcup
Yine yaşam üzerinde bazı anları kısa bölümlerle ince bir kitap haline getiren Halil Cibran'ın bu ay okuduum ikinci eseri.Muhtemelen ardarda okumuş olmamdan,ikisi arasında pek fark göremedim.Mola kitabı olmak konusunda güzel adaylar.
Eylül ayının ilk yarısında merhaba dediğim yeni düzenimde hareketli günler geliyor.Diğer yazımda sizi Devlet Tiyatroları'nın 2016-2017 sezon oyunlarıyla karşılayacım ve herkesden daha çok heyecanlıyım.
Sanatın ve kitabın rüzgarıyla kalın.Görüşmek üzere.






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder