16 Temmuz 2016 Cumartesi

Geçirdiğim en uzun gece. 16 Temmuz 2016

   Akşam olmuş,bir mısra fısıldıyor;
 ''Bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar.''
   Şiirler okuyorum,yaşamın ne kadar büyüleyici olduğunu düşünüp hayran kalıyorum bir defa daha.
   Sonra bir mesaj sesi 'Neler oluyor?'
   Evdekiler birbirine soruyor 'Savaş mı çıktı?'
   Beş dakika sonra hepimiz televizyonun karşısında şaşkınlıkla bekliyoruz.Durumun öyle bir tuhaflığı var ki ben en son televizyon ekranına böyle baktığımda Sihirli Annem izliyordum,ailecek en son ilkokuldayken bir arada televizyon izlemiştik.
   Olayı kavramamız uzun zaman alıyor.Ekranda jetlerden bahsederken kulağıma dışarıdan sesler geliyor.Canlı bir filmdeymiş gibi bakıyoruz etrafımıza.
   Yapılan açıklamadan sonra öğreniyoruz ki bir 'darbe girişimi'ne tanık oluyormuşuz,saniye saniye.Sonra üst üste videolar geliyor,mesajlar yağıyor ve birden Trt'de bir sessizlik.
   Durumun getireceği sonuçları tahmin etmeye çalışıyorum,kendimi parçalara ayırıp saklayasım geliyor.Korkuyorum.
   Kulaklarımdaki sesler devam ederken,yayın birden tekrar başlıyor.Spikerin sesi bedenimde titremelere yol açıyor.Kafamda sahneler dönüyor,ekrana kilitlenmiş bir millet; V For Vandetta.
   Filmi izlerken ileride bir gün onun oyuncularından olacağım aklıma hiç gelmemişti doğrusu.
   Bildiri sonlanıyor evdeki herkes birbirine ''Neler oluyor,bundan sonra ne olacak?'' der gibi bakıyor.
   Sonrasında hızla gelişen olaylar;durmayan uçak sesleri,sokaklardaki tanklar.Ve birden sokaktan sesler geliyor;tekbir sesleri.Aslında ürkmemem gerek çünkü sokaklarda hürriyet var;sokaklar halkın sesi,özgürlük marşlarını söylediğim zamandaki evim.Ama aklıma askerler geliyor,silahlar geliyor ve titriyorum korkudan.Bu gecenin sabahı olacak mı acaba?
   Gözlerimden üzüntü ve uyku birlikte akıyor,ama her şey o kadar hızlı gelişiyor ki sabah uyandığımda süprizle karşılaşmamak için direniyorum televizyon karşısında.Bomba haberleri geliyor.Hayatımın en güzel anlarında sokakta yürürken bana eşlik eden bombalar.Ne zaman bitecek diye düşünmekten yorulduğumuz.
   Ekranımızı askerler sarıyor,filmdeki senaryo böyle gitmiyordu oysa.Yüz ifadeleri daha farklıydı o zaman.
  Kulağımda camiden gelen sesler.Geceleri ürktüğüm ses daha korkunç geliyor.Sokakların fotoğrafları önümde ve düşünüyorum nerede kardeşlik ve hoşgörü,nerede hep yazılan ama bir türlü uygulanmayan.
   Sonra yoruluyorum.Hayran kaldığım 'yaşamak' olgusunda en kötü gecemi geçirdiğim için.Yoruluyorum,güzelim toprakları yetiremediğimiz ve insanlığın en başından beri kırdığımız için.Yoruluyorum,sela seslerini ve uçak sesleri duymaktan yoruluyorum.
   Şair tekrar mırıldanıyor o zaman;
''Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
ve dağılmış pazar yerlerine memleket.''
   Söz şahit oluyor geceme,hayatımı not ettiğim blogumda da 'geçirdiğim en uzun gece'.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder